Sevilen kulun duası gecikebilir mi?


Sual: Allah sevdiği kuluna çok dertler veriyor. Peki sevdiği kulu kaldıramayıp sapıtırsa neden bunu düşünmüyor? Allah kulun kaldıramayacağı yükü vermez deniliyor, peki sapıtmış insanlar neden sapıtıyor. Yükü kaldıramadığı için değil mi? Sevdiği kulu sapıtacağı zaman neden yükünü hafifletmiyor, yok etmiyor. Yakmak istediği için mi?

Cevap olarak: Allah sevdiği kullarına verdiği sıkıntının amacı, onları saptıracak olan nefsani arzu ve isteklerden uzak tutmaktır.

Allah hiç bir zaman kulunun kaldıramayacağı bir yükü yüklemez. “Allah hiç kimseye gücünün üstünde bir yükümlülük vermez.” (Bakara: 2/286) mealindeki ayette bu gerçeğin altı çizilmiştir. Kur’an’a iman eden bu gerçeğe de iman etmek zorundadır.

– Allah tarafından insana verilen sabır kuvveti mevcut sıkıntıya kâfi gelecek bir dayanma güç potansiyeline sahiptir. Fakat insanlar bu sabrı yanlış kullanıp su-i istimal ettiklerinden ötürü bazen sabırları tükenir ve kişi bu yanlış kullanım hatası sonucu olarak dayanma gücünü kaybeder.

Bu konuyu özetleyen Bediüzzaman hazretlerinin şu ifadeleri konumuza ışık tutmaktadır:

Birinci Harb-i Umumînin birinci senesinde, Erzurum’da mübarek bir zat müthiş bir hastalığa giriftar olmuştu. Yanına gittim. Bana dedi:

“Yüz gecedir ben başımı yastığa koyup yatamadım” diye acı bir şikâyet etti.

Ben çok acıdım. Birden hatırıma geldi ve dedim: ‘Kardeşim! Geçmiş sıkıntılı yüz günün, şimdi sürurlu yüz gün hükmündedir. Onları düşünüp şekvâ etme. Onlara bakıp şükret. Gelecek günler ise, madem daha gelmemişler; Rabbin olan Rahmânü’r-Rahîmin rahmetine itimad edip, dövülmeden ağlama, hiçten korkma, ademe vücut rengi verme. Bu saati düşün. Sendeki sabır kuvveti bu saate kâfi gelir. Divane bir kumandan gibi yapma ki, sol cenah düşman kuvveti onun sağ cenahına iltihak edip ona taze bir kuvvet olduğu halde, sol cenahındaki düşmanın sağ cenahı daha gelmediği vakitte, o tutar, merkez kuvvetini sağa sola dağıtıp, merkezi zayıf bırakıp, düşman ednâ(az) bir kuvvetle merkezi harap eder.”

Dedim: “Kardeşim, sen bunun gibi yapma. Bütün kuvvetini bu saate karşı tahşid et. Rahmet-i İlâhiyeyi ve mükâfât-ı uhreviyeyi ve fâni ve kısa ömrünü uzun ve bâki bir surete çevirdiğini düşün. Bu acı şekvâ yerinde ferahlı bir şükret.”

O da tamamıyla bir ferah alarak: “Elhamdülillah, dedi, hastalığım ondan bire indi.” (Lem’alar, 11)

– Evet, rahmet-i ilahiye ve uhrevi mükâfatı düşünmek her sıkıntıyı hafifleten bir iksirdir.  Allah’ın sonsuz rahmetinin bir yansımasıdır ki, her sıkıntıya mükâfat verilir. Nitekim, bir hadiste şu bilgileri görüyoruz: Bir Müslümana herhangi bir musibet, bir sıkıntı, bir keder, bir üzüntü, bir eziyet, bir gam dokunursa, hatta kendisine bir diken bile batarsa, mutlaka Allah bunları onun günahlarına kefaret yapar.” (Buharî, Mardâ,1; Müslim, Bir, 5)

– Allah kullarını imtihan eder. Özellikle “Allah’ı çok severim, imanım güçlüdür” diyenlerin bu iddialarını ispat etmeleri gerekir. Allah’ın kimi çok sevdiği konusu bizim meçhulümüzdür.

Allah’ın sevgisinin alameti, Allah’ı sevmektir. Allah’ı sevmenin alameti ise, emir ve yasaklarına riayet etmek, O’nun peygamberine uymaktır.

Bu konuda “(Resulüm! De ki: Eğer Allah’ı seviyorsanız, bana(emirlerime) uyun ki Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın.” (Al-i İmran, 3/31) mealindeki ayetin ifadesi çok açıktır.

Keza, “Allah katında sizin en üstününüz en takvalı(Allah’a karşı en saygılı) olanınızdır.” (Hucurat, 49/13) mealindeki ayette de Allah katında değer ölçüsünün takva olduğu bildirilmiştir.

Demek ki, her bela çeken: “Ben Allah’ın sevdiği kuluyum” deyip de bunun üzerinden nazlanmaya kapılması olacak iş değildir..

Kuvvetli ihtimalle, imtihan gereği olarak sıkıntılara maruz kalan bazı kimseler hiç bir zaman Allah’ın sevgisini kazanamamışladır. Bunun alameti ise, gördüğü bazı sıkıntılardan ötürü Allah’a isyan etmek ve hak yoldan sapmaktır.

Demek ki, imtihanların sıkıntısı yüzünden hak yoldan sapanların “Allah’ın sevdiği kul” olarak değerlendirmek son derece yanlıştır.

Şartlarına uygunsa dua kabul olur.

Hadis-i şerifte, (Rabbiniz kerimdir, kendine açılan eli boş çevirmekten haya eder, edilen duayı kabul eder) buyuruldu. (Tirmizi)

Duam kabul olmadı demek yanlıştır.

Hadis-i şerifte buyuruldu ki: (Dua edenin ya günahı affolur veya hemen hayırlı karşılığını görür, yahut ahirette mükafatını bulur.) [Deylemi]

Allahü teâlâ, Kıyamette, duası dünyada kabul edilmeyen kula (Dünyada ettiğin duana karşılık şu sevapları veriyorum) buyuracak, o kadar çok sevap verecek ki, o kimse, (Keşke dünyada hiçbir duam kabul edilmeseydi) diyecektir. (T.Gafilin)

Duanın kabul olması için bazı hususlara dikkat etmek gerekir. Sebeplere yapışmadan istemek kuru bir temennidir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:

(Çalışmadan dua eden, silahsız harbe giden gibidir.) [Deylemi]

Yapılacak işlerden bazıları şöyledir:

Önce günahlara tevbe etmeli, istiğfar okumalı, sadaka vermeli, imanını düzeltmeli, duanın kabul olacağına inanmalı, iki diz üzerine kıbleye karşı oturup, duaya başlarken, Sübhane Rabbiyel aliyyil a’lel vehhab demeli, euzü besmele çekip hamd ve salevat okumalı, duayı üçten fazla söylemeli! Kabul olmadı diyerek ümit kesmemeli, kabul olana kadar uzun zaman tekrar etmelidir! (Feraid)

Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:

(Siz, kabul edileceğine yakînen inanarak, Allah’a dua ediniz. Allahü teâlâyı unutarak, gafletle edilen dua kabul olmaz.) [Tirmizi]

(Emr-i marufu bırakırsanız dualarınız kabul olmaz.) [Bezzar]

(Bid’at ehlinin duası ve ibadetleri kabul olmaz.) [Deylemi]

(Kızını fâsıkla evlendirenin duası kabul olmaz.) [Şir’a]

Farzları yapmayanın, mesela namaz kılmayanın duası kabul olmaz. Haramlardan sakınmayanın duası kabul olmaz. Ebülleys-i Semerkandi hazretleri, (Haram yiyenin, gıybet edenin ve haset edenin duası kabul olmaz) buyuruyor. Hadis-i şerifte de, (Duanın kabul olması için, yenilen ve giyilen helal olmalıdır) buyuruluyor. (Tergib-üs-salât)

İhlaslı ve salih olmaya çalışmalı. Kur’an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki: (İhlaslı olarak dua edin!) [Mümin 14, 65]

(Allahü teâlâ, ancak takva sahiplerinin [salihlerin amellerini, dualarını] kabul eder.) [Maide 27]

Evliyayı vesile ederek, dua etmeli. Buhari’deki hadis-i şerifte, duanın kabul olması için, Peygamberleri ve salihleri vesile etmek gerektiği bildirilmektedir. (Hısn-ül-hasin)

Mesela silsile-i aliyyenin isimleri okunup onların hürmetine dua edilmeli.

Din kardeşine gıyabında dua etmeli. Hadis-i şerifte buyuruldu ki: (Müminin din kardeşi için, arkasından yaptığı hayır dua kabul olur. Bir melek, Allah bu iyiliği sana da versin der. Meleğin duası reddedilmez.) [İbni Ebi Şeybe]

Beş vakit namazı doğru ve severek kılmalı ve sonra dua etmeli. Hadis-i şerifte buyuruldu ki: (Beş vakit namazlardan sonra yapılan dua kabul olur.) [Buhari]

Yine hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:

(Allahü teâlâ buyuruyor ki: büyüklenmeyen, gününü Allah’ı anmakla geçiren, [Allah’ın razı olduğu işleri yapan] günahta ısrar etmeyip istiğfar eden, aç doyuran, garibi koruyan, küçüğe merhamet, büyüğe saygı gösterenlerin namazlarını kabul ederim. Böyle bir kimselerin istediklerini veririm, dua ederlerse, dualarını kabul ederim.) [Darekutni]

(Gizli-açık çok sadaka verin ki rızkınız bollaşsın, yardıma mazhar olasınız ve duanız kabul edilsin.) [İbni Mace]

(Allahü teâlâ, duanızı kabul eder. Dua ettim, hâlâ duam kabul olmadı diye acele etmeyiniz! Allah’tan çok isteyiniz! Çünkü kerem sahibinden istiyorsunuz.) [Buhari]

(Kim, Yunus aleyhisselamın balığın karnında iken ettiği duayı okursa, duası kabul olur.) [Tirmizi]

(Birinize dert ve bela gelince, Yunus Peygamberin duasını okusun! Allahü teâlâ onu muhakkak kurtarır. Dua şudur: “La ilahe illa ente sübhaneke inni küntü minezzalimin”) [Tirmizi]

(Duasının kabul olmasını isteyen, darda kalanı ferahlandırsın!) [İbni Ebiddünya]

(İstiğfara devam eden, her türlü sıkıntıdan ve geçim darlığından kurtulur, ferahlığa çıkar, ummadığı yerden rızka kavuşur.) [Nesai]

(Sıkıntılı iken duasının kabul edilmesini isteyen kimse, refahta iken çok dua etsin!) [Tirmizi]

(Sıkıntılı veya borçlu bir kimse, bin kere “La havle ve la kuvvete illa billahil aliyyil azim” derse, Allahü teâlâ işini kolaylaştırır.) [Şir’a]

 

Her kapıyı açan anahtar dualar Kenzül arş duası  kitabını okumanızı tavsiye ederiz.

kenzül dua

Her kapıyı açan anahtar dua kenzül arş duası ile dilek ve hacetleriniz gerçek olsun.


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir